“SADECE BİR SÖZ......” Yazarı: Dharmachari Ratnaghosha (2002)


Zamana Dair Bir Söz    Doğruya Dair Bir Söz    Sevgiye Dair Bir Söz    Bilgelere Bir Söz    Sihirli Bir Söz


Türkçesi: Erdem Yıldırım   

Sihirli Bir Söz

   Sözler kuvvetlidir. Bizi büyük sevgi veya büyük acımasızlık eylemlerine yöneltebilirler. Spiritüel bir Efendi’nin yüce belagatı veya bir Hitler’in hırs dolu ateşli sözleri en uç örneklerdir, ama hepimiz başkalarını harekete geçirme noktasında onlara ilham veren kelimeler kullanma gücüne sahibiz. Hepimiz konuşmamızla etrafımızdaki dünyayı tesir edip etkileyebiliriz. Aslında, istesek de istemesek de, hepimiz söylediklerimizle başkalarını etkileriz. Etkimiz ya ahenk verici ya da bölücü olma eğilimi gösterir. Dedikodu, iftira, söylenti tüccarlığı, şikayet, yağcılık, sertlik ve sahtekarlığın hepsi de bölücü ve yıkıcıdır. Bunlar, güven ve iyi niyeti yıkarlar, bu nedenle de topluluğun her yönüyle ilgili olarak yıkıcıdırlar. Öyleyse, bu çirkin sözel aşırılıkların spiritüel bir toplulukta hiç yeri olmamalıdır. 

   Etki bakımından neredeyse sihirli olan sözcüklerin gücü, en büyük İdeallerimizin hizmetine koşulabilir ve spiritüel olarak ilerleyebilmemiz için ihtiyacımız olan pozitif koşulları yaratmamız için kullanılabilir. Gelişmemize ve ilerlememize imkan tanıyan önemli bir koşul da aynı ideallere sahip olan ve benzer bir çaba sarfeden diğerleriyle spiritüel görüş alışverişimizdir. Bu, spiritüel birlik veya Sangha’dır. Konuşmayı ahenk verici bir şekilde kullandığımız zaman spiritüel birlik oluşturuyoruz. 

   Kendini Adama Töreni’nde söylendiği gibi, “Birbirimizle olan iletişimimiz Sangha olsun.” Birbirimizle olan iletişimimiz genel olarak konuşma yoluyladır. Yani konuşma, güzel Sangha panosunun dokunduğu ipliktir. Güzel bir pano dokuyacaksanız, ipliğiniz temiz, kuvvetli ve güzel olmak zorundadır. 

   Eğer Sangha yaratacaksak, konuşmamız temiz, kuvvetli ve güzel olmak zorundadır. Maharetli konuşmanın en üst seviyesi Ahenkli Konuşma ya da Ahenk Verici Konuşma’dır. Bu, ahenk yaratan konuşmadır, özellikle öncesinde çekişme veya ahenksizliğin olduğu yerde ahenk yaratan konuşma. Ahenk Verici Konuşma uygulaması, başkaları hakkında duyduğumuz her türlü iyi veya pozitif şeyi aktarmayı veya sürtüşme ya da tartışmalara yol açabilecek her şeyi yaymaktan kaçınmayı icap ettirir. Ahenk Verici Konuşma etrafımızdakilerin hayatlarını zenginleştirir ve spiritüel birliğin hayat ve sağlığı için esas olan dayanışmacı ve ahenkli havanın yaratılmasına yol açar. 

   Dört Konuşma Kaidesi’nde tertip edildiği gibi konuşmanın dört seviyesi konuşmamızı arındırmak için uygulanır. Bunlar, karşılıklı konuşmada ve yazıda daha maharetli olmak için kendimizi nasıl eğittiğimiz ve hatta sözcükleri ne zaman kullanacağımızla ilgilidir. Bunlar eğitim ilkeleridir. Bu, Aydınlanırsak doğal ve kendiliğinden bir şekilde nasıl konuşacağımızdır. Aydınlanmadığımız için, bu kaideleri uygulamak için çaba sarfetmek zorundayız, konuşurken eski abartma, sertlik, veya karalama alışkanlıklarına çok sıklıkla düşmeyelim diye farkında ve ihtiyatlı olmak zorundayız. 

   Yumuşak Konuşma Dört Sangrahavastus’tan biri veya Sangha’yla Dört Birleşme Yolu’ndan biridir. Bu az çok Konuşmanın Dördüncü Seviyesi’ne, yani Ahenk Verici Konuşma’ya girer, arkasındaki güdü veya niyetin biraz farklı olması bakımından biraz farklıdır. 

   Ahenkli Konuşma’nın arkasındaki amaç, kişinin kendi konuşmasını arındırması, daha etik olması, kendini daha duyarlı olmak ve konuşmasında daha muntazam olmak için eğitmesidir.  Bir Sangrahavastu veya Birleşme Yolu olarak Yumuşak Konuşma güdüsü Sangha yaratmak, Spiritüel Birlik yaratmak içindir. Yani bir kaide olarak Ahenk Verici Konuşma kişinin kendi hayrı için uygulanır ve de bir Birleşme Yolu olarak Ahenk Verici Konuşma tüm Spiritüel Birlik’in hayrı için uygulanır. Daha geniş ve büyük bir İdeal’dir. Bodhisattva İdeali’nin konuşma yönüdür. Bodhisattva İdeali, sadece kişinin kendi hayrı için değil, başkalarının da hayrı için, aslında tüm varlıkların hayrı için spiritüel hayatın uygulanmasının ve Aydınlanmayı elde etmenin İdeali’dir. 

   O halde, bir Sangrahavastu olarak Yumuşak Konuşma veya Ahenk Verici Konuşma Bodhisattva İdeali’nin bir ifadesidir, spiritüel yaşamın özverili, başkalarını gözeten yanıdır. Bu seviyedeki konuşma, spiritüel birliği inşa etmek, içinde Sangha’nın yeşerip gelişebileceği koşulları ve havayı yaratmakla alakalıdır. Spiritüel birliğin parçası olduğumuz ve spiritüel birliğe ihtiyaç duyduğumuz için, eğer spiritüel birliğin gelişip serpileceği koşulları yaratırsak, başkalarına olduğu kadar kendimize de yardımcı oluruz. Yani Budizm’de her zaman olduğu gibi, başkalarına faydalı olan şey bize de faydalı olur. Sangharakshita’dan alıntı yapacak olursak: “Kendimize yardımcı olmadan başkalarına yardımcı olamayız, başkalarına yardımcı olmadan kendimize yardımcı olamayız.” 

   Ahenk Verici Konuşma konuşmanın en yüksek seviyesidir, ama her bir konuşma seviyesinin kendinden önceki seviyeleri içerdiğini fark etmemiz gereklidir. Başka bir deyişle, Ahenk Verici Konuşma Doğru Konuşma, Sevgi Dolu Konuşma ve Anlamlı Konuşma’dan ayrı ve uzak değildir. Hepsini içerir. Eğer Ahenk Verici Konuşma’yı uygulamak istiyorsak, konuşmamızın ayrıca Doğru, Sevgi Dolu ve Faydalı olduğundan emin olmamız gerekir. 

   Bazen muhtemelen zayıf bir öz-izlenime veya düşük bir öz-değere sahip olduğumuz için, sözlerimizin başkaları üzerinde sahip olabileceği etkiyi görmeyiz. Ama sözlerimizin etkisi vardır. Belki, sözlerin üzerimizde bıraktığı etkiyi, nasıl etkilendiğimizi ve başkalarının ne söylediğini düşünerek sözlerimizin sahip olduğu etkiyle ilgili olarak bir his edinmemiz daha kolaydır. Size kendi hayatımdan iki örnek – başkalarının sözleriyle kuvvetli şekilde etkilenmeyle ilgili iki pozitif örnek - vermek istiyorum.

   Ben İrlanda kırsalından, çok fakir bir geçmişten geliyorum. On sekiz yaşındayken Londra’ya gelip bir muhasebe firmasında işe girdim ve muhasebe okudum. Birkaç sene sonra profesyonel vasıflar ve kazançlı bir kariyer yolunda karlı bir yerdeydim. Tahmin edebileceğiniz gibi, annem benimle iftihar ediyordu – tüm ailem öyleydi. Fakat ben tatminkar değildim. Aslında çok mutsuzdum – Hayatın anlamı hakkında artık daha fazla varoluşsal soru bana acı veriyordu ve kariyerimi boğucu ve anlamsız buluyordum. Bunu bırakmak ve Budist bir tabir kullanacak olursam ilerlemek istiyordum, ama ailemi üzmek konusunda çok endişeliydim, özellikle annemi sıkıntıya uğratmaktan endişeliydim (babam vefat etmişti). Ne var ki, annemin gücünü bilmiyormuşum, nihayet anneme kariyerimden ayrılmak istediğimi ve gelecek için hiçbir planımın olmadığını söylediğimde – cevabına şaşırmış ve sevinmiştim. Fakir, eğitimsiz, kültürsüz bir köy kadınıydı, ama cevabının, basit de olsa, üzerimde derin bir etkisi oldu. “Bu senin hayatın, onu uygun gördüğün gibi yaşamalısın.” dedi. Bu sözlerle özgürleştiğimi hissettim. Ve o zamandan beri, annemin o birkaç sözü, “Bu senin hayatın, onu uygun gördüğün gibi yaşamalısın.”, benim için ilham ve tamamlanmayla ilgili bir çeşit mihenk taşı oldular. İşte bu benim, birkaç basit sözün, özellikle yürekten geldikleri zaman, derin bir etkisi olabileceğine dair deneyimimdir. 

   Kendi hayatımdan bir başka örnek ise 1983’te Batı Berlin’de yaşarken meydana geldi. Bana Beş Kaideyi anlatan ve Metta Bhavana’yı öğreten Sri Lankalı bir keşişle tanıştım ve sonuç olarak Budist olduğumu fark ettim. O birkaç söz hayatımı tamamen değiştirdi ve beni Budist spiritüel yoluna çıkardı. 

   Bir an düşünürseniz, kendi yaşamınızda birkaç sözün sahip olabileceği kuvvetli etkiyle ilgili örnekler – ya kendi sözlerinizin başkalarını etkilediği ya da kendinizin başkalarının konuşması veya yazısıyla etkilendiğiniz örnekler - bulacaksınızdır. 

   Sözler hakkında bir şeyler bilen Wordsworth, “Sözler iyilik ve kötülükle oynamak için fazlasıyla müthiş bir araçtır. Her şeyden önce, düşünceler üzerinde başka dışsal güçleri, bir hükümranlık tutarlar.” demiştir. Sözler iyilik için bir araç olarak oldukça bilinçli bir şekilde kullanılabilirler – ve bu özünde bir Birleşme Yolu olarak Yumuşak Konuşma’nın alakalı olduğu şeydir. 

   Peki ahenk yaratmak için bir araç olarak konuşmayı nasıl kullanırız? Yumuşak Konuşma’nın uygulamaya nasıl koyulacağıyla ilgili dört pratik öneriye ulaştım. Hepsinden önce konuşmanızı arındırın. Konuşmanızda küfür etme veya sert olma alışkanlığı içindeydeniz, o zaman bunu bırakmanız gerekir. Konuşurken küfür etmek, alaycılık ve sertlik – biraz sigara içmek gibi - bir alışkanlık olabilir.  Ergen olduğumuz zaman, ne kadar büyüdüğümüzü göstermek için sigara içeriz ve aynı sebepten dolayı küfür de ederiz. Ne var ki, yetişkinliğin gerçek kanıtı ergenlik alışkanlıklarını bırakmaktır. Öyleyse, ergenlikle ilgili herhangi bir konuşma alışkanlığımız varsa, daha tam bir Yumuşak Konuşma uygulamasına girmek için temel olarak onları bırakmamız lazımdır. 

   Sonraki iki önerim insanların arkalarından konuşmakla ilgilidir. İnsanlarrın arkalarından konuşmak genellikle ‘arkadan çekiştirme’ veya karalamacı konuşma olarak anlaşılır. Ama insanların arkalarından iyi bir şekilde konuşabilir, onları arkalarından övebilir ve onlar için sevinebiliriz. Bu çok kuvvetli, etkili bir uygulama olacaktır. Hatta direkt yüzyüze sevinmenin yapamadığı şekilde bir Sangha oluşturmaya yardım eder. Bu, bir dostluk ve iyi niyet atmosferi, ahengin yeşereceği bir Metta atmosferi oluşturabilir. İnsanların arkalarından konuşmanın başlıca iki yolundan ilki, onların yaptıklarını takdir etmek, ikincisi ise onların niteliklerinden sevinç duymaktır. 

   İnsanları ve özellikle yaptıklarını size verilmiş haklar olarak görmek sıklıkla oldukça kolaydır. Ama insanların yaptıklarını bize verilmiş haklar olarak görmemeliyiz. İnsanların sarfettiği çabanın, verdikleri enerjinin ve yaptıkları etkinin farkında olmaya çalışmalıyız. Ve yaptıkları şeyi takdir ederek bu farkındalığı dile getirebiliriz. Onları yüzyüze takdir edebilir, onlara yaptıkları şeyi takdir ettiğimizi söyleyebilir ve de Yumuşak Konuşma uygulamamızda onları arkalarından da takdir edebiliriz. 

   Başkalarının niteliklerinden sevinç duymak daha da fazla farkındalık gerektirir. Birisinin yaptığı şey gayet bariz olabilir, ama onların niteliklerini görmek çok daha zordur. İnsanların niteliklerini gerçekten görmek için onları gözlemlememiz ve onlar hakkında düşünmemiz gerekir. Çok genel nitelikleri, spiritüel hayatı uygulamaya çalışan hemen herkeste görmek mümkündür, ama onların eşsizliğinin, özel niteliklerinin farkında olmak ve bunu dile getirmek çok daha zordur. Bu, tasavvur gerektirir. Birinin özel niteliklerini fark edip dile getirmek onları gerçek isimleriyle çağırmak gibidir, ki bu elbette insanlara dini bir ünvan verildiğinde olan şeydir. Birinin eşsizliğinden, özel niteliklerinden sevinç duyarak başkalarına farkındalık hediyesi verebiliriz ve içinde Sangha’nın yeşerebileceği ahenkli bir atmosfer yaratmaya katkıda bulunabiliriz. Bu atmosferi ayrıca başkalarından duyduğumuz her sevinci veya takdiri aktararak da besleyebiliriz. 

   Ahenk Verici Konuşma için dördüncü pratik öneri, olumlu duygu ve güven talep ettiği için hepsinin belki de en zorudur. Cesaretlendirme. İşte bu. Sadece birbirinizi cesaretlendirin. Bu oldukça basit görünüyor, ama sanırım cesaretlendirme vermek aslında çok zor olabilir. Cesaretlendirme vermek cesaret gerektirir. Cesaretlendirme vermek esasen cesaret vermektir. O kadar sıklıkla korku, güven eksikliği, düşük öz-değer ve benzeri bencil duyguların hakimiyetinden acı çekeriz ki, kendine acımanın içine batarız. Başkalarını cesaretlendirebilmek için, başlarımızı kendine acıma ve düşük öz-değer bataklığından kaldırabilmemiz ve korkularımıza rağmen pozitif eyleme geçebilmemiz gerekir. Kendimiz için sorumluluk alabilir ve Metta eksikliğimiz için bir şey yapabilirsek, örnek şekilde cesaret veriyor oluruz. Öz-kaygımızın ötesine geçerek başkalarıyla empati kurabilirsek, cesaretlendirme sözleri bize kendiliğinden geleceklerdir. 

   Cesaretlendirme sözleri hissi değildir. Bir bebeğe veya evcil hayvana söylenebilecek “oraya, oraya” türünden sözler değildir. Cesaretlendirme sözleri güçlendirici, enerji verici ve yüceltici olmalıdırlar. Korkularımızla yüzleşmek ve kendimize empoze ettiğimiz sınırlandırmaların üstesinden gelmek için cesarete ihtiyacığımız olduğunda, enerjiye ihtiyacımız vardır. Başkalarını cesaretlendirmek, onlara enerji vermektir. Değişmek ve gelişmek için olan enerjiyi. 

   İşte bunlar benim dört önerimdir veya bu dördü, Sangha’yla bir birleşme yolu olarak Ahenkli Konuşma ve Yumuşak Konuşma’nın mücadelesidir. İlk olarak, konuşmanızı arındırın. İkincisi, insanların yaptıklarını takdir edin. Üçüncüsü, başkalarının vasıflarından, özel niteliklerinden sevinç duyun. Ve dördüncüsü, iş spiritüel bir birlik kurmaya gelince birbirinizi cesaretlendirin. Belki de başlıca nokta, insanlara söylediklerinizin önemli olduğu, ama insanlar hakkında söylediklerinizin daha da önemli olduğudur. 

   Yumuşak Konuşma’yı uygulamak için cesaret ve enerjiye ihtiyacınız vardır. Cesaret ve enerjiye, alışkanlıklarınızı aşmak ve yeni bir etkileşim yoluna girmek için ihtiyacınız vardır, ki bu etkileşim ahenk için yakıcı bir istek, birlik için bir tutku tarafından ilham olunur. Alıştığımız konuşma biçimlerinin dışına çıkacak cesarete ve enerjiye sahip olduğumuz zaman ve yumuşak ve zarif bir tavırla başkalarını takdir edebildiğimiz, onlar için sevinç duyabildiğimiz ve onları cesaretlendirebildiğimiz zaman ancak Sangha’yla bir Birleşme Yolu olarak Ahenk Verici Konuşma’yı veya Yumuşak Konuşma’yı uygulayabiliriz. Sözlerimiz, bir ahenk ve mutluluk dünyası oluşturan sihirli, gizli bir güce dönüşürler.